Cavendish Sağlık

GÖZ SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI

CavendishHealth-GözHastalıklarıı-MiniBanner(768x515)

KATARAKT

 

Gözde Katarakt Nedir?

Gözde katarakt göz bebeğinin arkasında bulunan göz merceğinin zamanla şeffaflığını yitirerek gözün bulanık görmesine sebep olan, sıklıkla orta yaş ve üzerinde görülen bir göz hastalıktır. Yapılacak muayenede; korneanın saydamlığı, kataraktın yapısı, merceğin pozisyonu, göz bebeğinin genişliği, retinanın durumu ameliyat planından önce detaylı bir şekilde incelenerek hastanın katarakt tedavisi, operasyon açısından değerlendirilir.

 

Katarakt Belirtileri Nelerdir?

Kataraktın en belirgin belirtileri olarak

  • Görme seviyesinde azalma
  • Gece görüşünde bozulma
  • Güneşli havada bulanık görme
  • Işığa hassasiyet
  • Gözlük numaralarının sık değişmesi
  • Renklerde bulanıklaşma gibi şikayetleri sıralayabiliriz.

 

LAZER VE GÖZ İÇİ LENS 

Öncelikle lazer yöntemi sanılanın aksine yeni değil 1990 yılından beri başarıyla uygulanan bir tedavi şeklidir. Halk arasında göz çizdirme olarak bilinen lazer tedavisinde 13 farklı yöntem ve son teknoloji uygulanmaktadır.

Lazer tedavisi için yapılacak göz muayenesi yaklaşık bır buçuk saat sürer ve detaylı tetkikler içeren bir muayene gerektirir. Halk arasında göz çizdirme olarak bilinen lazer tedavisi miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının tedavisi için uygulanmaktadır.

 

Lazer Tedavisi Kimlere Uygulanır?

  • 18 yaşından büyük kişiler
  • Kornea kalınlığı uygun kişiler
  • -10 diyoptriye kadar miyobu olan kişiler
  • 6 diyoptriye kadar astigmatı olan kişiler
  • +4 diyoptriye kadar hipermetropisi olan kişiler
  • Diyabet, romatizma gibi sistematik hastalığı bulunmayanlar
  • Gözlerinde başka herhangi bir hastalık (kornea sivrileşmesi, göz tansiyonu vb.) bulunmayanlar
  • Hamile veya emzirme döneminde olmayanlar

 

GÖZ TANSİYONU

Halk arasında “Göz Tansiyonu” ya da “Karasu Hastalığı” olarak bilinen glokom, göz içi basıncının sıklıkla yükselmesi nedeniyle görme sinirinin zarar görmesidir. Buna bağlı olarak kişinin görme alanı yavaş yavaş daralır. Kendini hastalığın en son aşamalarında fark ettiren sinsi bir hastalık olan glokom, geç tanı konulduğunda görme sinirinde onarılması mümkün olmayan ciddi tahribatlar oluşturabilmektedir.

 

Glokom Kimlerde Görülür?

Göz içi basıncı normalden yüksek olan kişilerde glokom gelişme riski daha yüksektir; ancak göz içi basıncı yüksek olan herkeste glokom olabileceği anlamına gelmez.

40 yaşın üzerindeki kişilerde glokom riski artmaktadır.

Glokomun genetik ile ilişkisi olabilir. Ailesinde glokom olan kişilerde gelişme riski daha yüksektir. Diğer bir deyişle, bir veya birden fazla gende bozukluk olabilir ve bu bireyler hastalığa karşı daha hassas hale gelebilir.

 

Glokomun Belirtileri

  • Sabahları belirginleşen baş ağrıları
  • Zaman zaman bulanık görme
  • Geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi
  • Televizyon izlerken göz etrafında ağrı

 


GÖZ TEMBELLİĞİ

Göz tembelliği gözde ve göz sinirinde yapısal hiçbir bozukluk olmamasına rağmen bir gözün diğer göze oranla veya her iki gözün normal sınırlara oranla daha düşük görme kapasitesinin olmasıdır. Görme doğumdan itibaren öğrenilen bir duyudur. Beynimiz geliştiği sürece görmemiz de gelişir ve daha ayrıntılı görmeyi öğreniriz. Eğer bu dönemde görmemizi engelleyen bir durum oluşursa örneğin bir gözde diğerine göre daha yüksek bir numara olur ise o tarafta görme daha bulanık öğrenilir ve o göz tembel kalır.

 

Kırma kusuru: Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının bir gözde, diğerine göre çok daha fazla olması göz tembelliğine yol açabilir.

 

Şaşılık: Tek gözde kayma Şaşılık, her iki gözün birbiriyle olan paralelliğini kaybetmesidir. Her bir gözde 6’şar adet göz dışı kas bulunur. Bunların birinde veya birkaçında kuvvet azlığı veya fazlalığı olması şaşılığa neden olur. Bir göz düz bakarken diğeri içe, dışa, yukarı veya aşağı kayabilir. Bazı durumlarda kayma her iki gözde de mevcuttur. Gözlerdeki kayma şaşılığın sebebine göre sürekli ya da geçici süreli oluşabilir. Şaşılığın oluşmasında tek bir neden yoktur. Farklı nedenlerle şaşılık oluşabilir. Şaşılık tedavisinde erken teşhis çok önemlidir.

 

OKÜLOPLASTİ 

Oküloplasti ve orbita cerrahisi göz kapakları, gözyaşı yolları ve göz çukuru hastalıklarıyla ilgilenen bir uzmanlık alanıdır.

Göz torbalarının alınmasından protez göz yapımına, göz içi tümör ameliyatlarından botoksa, badem göz, şalazyon, plexr ve troid göz hastalığı gibi tüm göz çevresi hastalıklarının tedavisi ve estetik cerrahi uygulamaları oküloplasti ve orbita cerrahisi ile gerçekleştirilmektedir.

Göz kapağı vücuttaki diğer dokulardan çok daha hassas bir bölgedir. Göz kapağı cildi, vücudun en ince cilt bölgesidir. Oküloplasti ve orbita cerrahisinde cerrahi girişimlerin tümünde sağlam dokuların zarar görmemesi ve sadece gerekli yere müdahalenin yapılması çok önemlidir. Yapılacak ameliyatın göz kapağı anatomisini ve estetik cerrahi ilkelerini bilen oküloplasti cerrahisi eğitimi almış çok vaka deneyimine sahip göz doktorları tarafından gerçekleşmesi önem taşımaktadır.

 

KORNEA 

Kornea, gözün en ön kısmında yer alan, ışığı odaklama ve gözü dış etkenlerden koruma görevine sahip, görme işlevinde büyük rolü olan, gözün eğimli saydam tabakasıdır.

Göz hekimleri kornea morfolojisi ve fonksiyonunu değerlendirmek için bazı cihazlar kullanırlar;

  • Biyomikroskopi:Kornea ve ön segmente ait diğer yapıların binoküler olarak incelenmesine yarar. Değişik kalınlıktaki ışık demetleri farklıaçılardan gönderilerek biyomikroskobun büyütmesi sağlanır ve kornea incelenebilir. Rutin olarak en sık kullanılan muayene yöntemidir.
  • Keratometri: Korneanın kırma gücünün ölçülmesidir. Kontakt lens ve göz içi lens implantasyonu uygulaması öncesinde kullanılır.
  • Topografi: Korneanın ön yüzünün topografik analizinde kullanılır.
  • Pakimetri: Kornea kalınlığının ölçümüdür.
  • Speküler mikroskopi: Endotel hücre sayısı ve yapısını gösterir.
  • Esteziometri: Kornea duyarlılığının değerlendirilmesine yarar.
  • Korneanın boyanarak muayenesi: Kornea yüzeyindeki kusurlar “floresseine ve rose bengal” solüsyonu ile görülebilir.

 

RETİNA 

Retina, göz küresinin arka duvarını bir duvar kağıdı gibi kaplayan ve görme hücrelerinden oluşan ağ tabakasıdır. Aynı zamanda retina kendi içerisinde 10 katmandan oluşmaktadır, Retina tabakası gözün en karmaşık ve en hassas noktasıdır. Retina ışığın görüntü olarak beynimize iletilmesini sağlar ve bu şekilde görmemiz mümkün olur. Retina da meydana gelen problemler bir göz bozukluğu değil, bir göz rahatsızlığıdır. Erken teşhis bu noktada çok önemlidir. Eğer, gözünüzde aşağıdaki belirtilerden bir yada birden fazlası var ise mutlaka bir retina doktoruna muayene görünmeniz gerekmektedir.

Retina Hastalığının Belirtileri

  • Ani veya yavaş görme kaybı
  • Kırık-eğri görme
  • Işık çakmaları
  • Göz önünde uçuşan koyu cisimler (uçuşan sinekler)
  • Görüşün perdelenmesi
  • Gelip geçici ve kısa süreli görme kaybı
  • Görüş alanında karanlık bölgeler oluşması
Bizimle İletişime geçin

uzmanlarımız sorularınızı yanıtlasın.